tas.jpg

Taş Hastalığı

Taş idrar yollarında her lokalizasyonda (böbrek, üreter, mesane ve üretra) olabileceği için böbrek taşı tanımı yerine taş hastalığı tanımını kullanmak istedim. Taşın bulunduğu yere ve boyutuna göre hastaya vereceği rahatsızlık ve zarar farklı olabilmektedir. Bu nedenle taş hastalığını bulunduğu yere göre ayırıp incelemek yerinde olacaktır.

 
bt_bb_tas2.jpg

Böbrek taşı

Böbrek taşı, taşın en fazla görüldüğü yerdir ancak hastaneye başvuru sıklığında üreter taşından sonra gelir. Çünkü, çoğu böbrek taşı semptom vermeden uzun yıllar böbrekte kalabilir. Taşın boyutuna göre söylersek 5 mm'nin altındaki taşlar takip edilir ve 20 mm'nin üstündeki taşlar ameliyat edilir. Bu iki grupta aslında genel bir konsensüs vardır. Ancak 5-20 mm arası taşlarda, ki genelde taşlar bu boyutta olur, taşın yeri, sertliği, hastanın beraberinde hastalığı olup olmaması ve yarattığı rahatsızlığa göre tedavi değişmektedir. Taş, eğer böbreğin, pelvisi dediğimiz, ana idrar toplanma bölümündeyse mutlaka tedavi edilir. Bunun dışında kalan kaliks dediğimiz küçük havuzlarda ise 15 mm'nin üstündeyse tedavi edilir. 15 mm'nin altında ve şikayete veya infeksiyona sebep oluyorsa yine tedavi edilir. 5-20 mm arası taşlar için tedavi seçenekleri şok dalga tedavisi (SWL), kapalı lazerle taşın kırılması (RIRS) ve yandan kalem kalınlığında bir delik açılarak taşın alınmasıdır (PNL). Bunların dışında nadiren, laparoskopi dediğimiz yöntemle taşın alınması daha avantajlı olabilir. Tedaviler arasında başarı farkı olduğu kadar, hastanede yatış süresi, tedavinin riski ve taşın temizlenmesine kadar geçen süre de farklıdır. Hangi tedavi olacağına hasta ve doktor, hastanın taşının özelliğine göre birlikte karar vermelidir.

 
bt_ureter_tas1.png

Üreter taşı

Üreter, böbrekten mesaneye idrar taşıyan kanallara verilen addır, sağ ve sol olmak üzere iki tanedir. Böbrekte oluşan taş üretere girince idrar geçişinde blokaja sebep olur, bu sayede oluşan idrar mesaneye geçemez ve böbrekte birikir. Artan idrar böbrekte şişmeye neden olur ve böbrek içi basıncı artırır. Sonuçta böbrek kapsülü artan basınçla ağrı hissi oluşmasına sebep olur. Eğer ani bir tıkanıklık ve şişme olursa ağrı çok şiddetlidir ve bilinen en şiddetli ağrıların başında gelir. İlk ağrı anında hasta genelde acil servise başvurur. Ağrı kesiciler sayesinde genelde ağrı şiddeti azalır. İnfeksiyon veya böbrek yetmezliği gelişmemesi durumunda acil servis üroloji polikliniği kontrolüyle sizi taburcu eder. Üreter taşı üroloji polikliniğinde gördüğümüzde tedavi kararını verirken gözönüne aldığımız faktörler: taşın boyutu, lokalizasyonu, hastanın sosyoekonomik ve kültürel durumu, ağrı kesicilerle yeterli iyilik sağlanıp sağlanmadığıdır. 5 mm altındaki taşlarda, ciddi ağrı yoksa, hastamız pilot, şoför gibi kritik işlerde çalışmıyorsa, acil bir durumda hastaneye ulaşacak bir yerde yaşıyorsa bir süre taşı düşürmesi için takip edilebilir. Bunun dışındaki tüm durumlarda ameliyat önerilir.  20 mm'nin altındaki taşlarda idrar kanalından girerek yaptığımız üreteroskopi ilk seçenek olmalıdır. Taş 20 mm'nin üstünde ise üreteroskopide taş kalma olasılığı ve başarısızlık artar. Bu nedenle başka metotlar göz önüne alınır. Hangi metodun seçileceğine hasta ve doktor birlikte karar vermelidir.

 
bt_bladder.jpg

Mesane Taşı

İdrarın depolandığı organ mesanedir. Mesane taşı ya böbrekten düşen taşların atılamaması sonucu yada doğrudan mesanede çökelti sonucu oluşur. Mesane taşı ciddi ağrıya sebep olmaz. Ancak hastada sık idrar hissi, idrar yaparken yanma ve kanama gibi şikayetlere sebep olur. 5 mm'den küçük prostat büyümesine bağlı olduğu düşünülen taşlarda ilaç verilerek taşın düşmesi beklenebilir, bunun dışında kalan tüm taşlarda tedavi cerrahidir. Cerrahi tedavi: idrar kanalından endoskopik, göbek altı kalem kalınlığında bir tüple yapılan perkütan yöntem, laparoskopik ve açık cerrahi olmak üzere dört farklı şekilde yapılabilir. Beraberinde başka bir cerrahi gereksinimi olup olmamasına göre tedavi şekli değişebilir. Örneğin taşın sebebi üretra darlığı veya prostat büyümesiyse eş zamanlı bu hastalıkların da tedavisi yapılmalıdır. Ameliyat taş çok büyük ve sert değilse endoskopik yapılmalıdır. Büyük ve sert taşlarda üretradan yapılan endoskopi uzayacağı için hem anestezi riski hem de ileride üretra darlığı yaratma riski nedeniyle tercih edilmez. Perkütan cerrahi dediğimiz yöntem kalem kalınlığında bir tüple göbek altı mesaneye girilip taşın temizlenmesidir, üretrada işlem yapılmadığı için darlık riski olmaz, ancak bir kaç gün sondalı kalmak zorunda kalır hasta. Laparoskopik yöntemde üç kalem kalınlığında portla karından girilerek mesanenin kesilmesi taşın çıkarılması ve mesanenin tekrar dikilmesi prensibine dayanır. Açık yöntem ise göbek altında yaklaşık 8 cm'lik bir kesiyle yapılır, mesane açılır taş alınır ve mesane dikilir.

 
bt_urethra.png

Üretra taşı

Üretra idrarın, işeme esnasında geçtiği son kanalın tümüne verilen addır. Herkeste bir tanedir. Erkeklerde penis olduğu için 16-20 cm, kadınlarda ise 4-6 cm uzunluğundadır. Kadınlarda tek başına üretra taşı çok nadirdir, hatta nerdeyse imkansızdır. Kadında üretra taşı varsa, divertikül, üretra darlığı, tümör fistül gibi hastalıklar araştırılmalıdır. Erkekte ise üreterden düşen veya mesanede oluşup üretraya giren taşlar bazen kanalda takılabilir. Eğer taş penis ucunda ise lokal anesteziyle alınmaya çalışılabilir. Daha derinde veya ucunda olmasına rağmen alınamıyorsa acil endoskopi yapılarak alınmalıdır. Çoğu hastada endoskopi yeterli tedavi olurken, bazı hastalarda üretrayı dışardan kesmek taşı alıp tekrar üretrayı dikmek gerekebilir. Prostat bölgesinde olan taşların yarattığı idrar yapmada zorlanma veya idrar yapamama acil sonda takılarak çözülebilir. Ancak sonuçta uygun bir zamanda endoskopiyle taşın alınması gerekecek bu sadece vakit kazanmayı ve hastanın acil durumunu çözecektir.